| |
Farkında mısınız,
kadınlar-erkekler konusunda genellemeler yapılırken illa bir istisnai
gruptan bahsedilir. Düşünsenize kadınlar hakkında eleştiriler sıralamaya
başlamadan önce % 5-10 istisna vardır dersiniz, böylelikle kadınların
epeyce bir kısmı o %5-10’luk gruba girmenin iç rahatlığıyla “başka”
kadınların ne kadar kötü olabileceği hakkındaki “tespit”lerinizi okur.
Sorun aslında bir azınlığın bu kriterlere uymamasıyla açıklanamaz.
Genellemelerin açmazı budur: mutlaka şu veya bu kısmı birilerine uymaz.
Haklısınız, kadınların çoğu ( bu da genelleme oluyor galiba) erkekler ve
ilişkiler konusunda -en hafif tabiriyle- yapmacık. Böyle sosyalleşiyoruz
biz, erkeğin “gücü”nden güç almak zorundayız sanki, onun parasını,
çevresini kullanmak çok doğal karşılanıyor.
Yok eğer kendi ayaklarınız üzerinde durabiliyorsanız kadın olarak pek de
mutlu olabileceğiniz söylemek zor. “İnsan” olarak mutlu olabilirsiniz
belki ama ya kadın olarak? Söyler misiniz, kaç tane erkek “kulaktan dolma
siyasi görüşlere sahip olmak” yerine bilen, okuyan, düşünen kadınlarla
birlikte olabiliyor?
Böyle kadınlar olmadığından değil, sadece hayatı boyunca erkeğin kadından
“daha fazla” olması gerektiğine inandırılan erkekler, o saydığınız
yapmacık özelliklerin ötesinde bir kadın gördükleri anda arkalarına bile
bakmadan kaçıyorlar. O zaman pek okumayı sevmeyen kadınların karşısında
yarım-yamalak bilgileriyle övünme ihtimalleri kalmıyor.
Eğer sadece kafanız çalışıyorsa neyse, o zaman yine biraz kabullenilebilir
tabii(!) Ama bir de güzelseniz, ne bileyim yemek yapıyorsanız, sevişmeye
bayılıyorsanız, nerde, nasıl davranacağınızı biliyorsanız geçmiş olsun.
Erkekler hem isteyip hem kaçmaya çalışıyorlar.
Şu kadarını söyleyebilirim ki erkekler hayal ettikleri kadının çok altında
birisiyle birlikte olmayı tercih ediyorlar. Çok güzel değilse iyi, başka
erkekler bakmaz, aldatma ihtimali de daha azdır, erkek nasılsa başka güzel
kadınlara bakabilir, ne de olsa onun böyle bir hakkı var(!) Akıllı değilse
daha da iyi, erkek istediği konuda ahkam keser ve kadın da onun ne kadar
akıllı ve bilgili olduğunu düşünüp ona hayran olur. Başka kadınlarla
arkadaş olmaması da iyi bir özellik, sadece adama bağlı kalır. Adam,
kadının ne kadar da kendisine bağımlı ve sıkıcı olduğunu gönül
rahatlığıyla savunarak arkadaşlarına dert yanabilir. E, en güzeli, böyle
bir kadını kim ister? Öyleyse gelsin adamımız için ölüp bittiği varsayılan
diğer kadınlar...
Ha tabi bir de şu güzel kadınların dost olamayacağı varsayımı var ya. Tüm
eleştirilerin içinde bana en inanılmaz gelen buydu. Bunun hiçbir dayanağı
yok, güzel kadınlar da yakışıklı erkekler gibi birbirleriyle arkadaş
olabilirler. Olamayanlar %5-10’luk bir gruptur herhalde(!)
Güzellik-çirkinlik insanın kendi çabasıyla yarattığı, dolayısıyla da
övünebileceği bir şey değildir. (Estetik operasyonları hariç tutuyorum)
Yani bir kadın için güzel olmak iyidir ama arkadaşının güzel olmasında da
hiç sakınca yoktur.
Neden kadınlar arasında böyle öldürücü bir rekabet olduğuna inanmalı? Şu
yanındaki güzel dişiye bakılmasını sindirme meselesine gelince, söyler
misiniz yanındaki yakışıklı erkeğe bakılmasını keyifle karşılayacak kaç
tane erkek vardır? Sanırım erkekler de bu konuda kadınlardan farklı
değildir.
Son söz: kadınların gerçekten kötü yanları var, haklısınız. Ama bu sadece
kadınlardan kaynaklanmıyor bence. Üstelik yazınızı bir de “kadın” yerine
“erkek” koyarak okursanız, aynı eleştirilerin erkekler için de dile
getirilebildiğini göreceksiniz sanırım.
|